Yolculuk …

Yolculuk …

Basit şekilde yolculuk, bir yerden bir yere gitmek yada gelmek diye tanımlanabilir. Yolculuğun türüne, içeriğine ve süresine göre hazırlığımızı yaparız. Öncesi ve sonrası hazırlıkların, ayrıntıların olduğu bir süreçtir.

Hayatımız bazen monotonlaşır, tek düzeliğe biner, belli kalıplar çerçevesinde devam eder. Geleneklerimiz, yaşam biçimimiz, iş ortamımız, alışkanlıklarımız, doğrularımız, yanlışlarımız ve alışagelmişliğimiz kalıplara sokar bizi. Çoğu zamanda bu kalıbın dışına çıkamayız.

Hayatımıza giren her yeni şey, aslında bir yolculuktur. Gerçek yolculuktan farkı bilet yok fiziken bir vasıtaya binmiyoruz ama netice itibariyle yeni bir duruma yelken açıyoruz. Evlilik, bir sevdiğini kaybediş, işe giriş, terfi aslına baktığımız zaman hepsi birer yolculuk değil midir. Hiçbir sebep olmasa dahi kendi kendimize hazırlık yapıp zaman zaman yolculuğa çıkmalıyız. Yanlışlarımız, doğrularımız, kaybettiklerimiz, ayrılıklarımız, göz yaşlarımız kısaca yaşama dair birçok konuyu filtrelerden geçirip tam olarak nerede olduğumuzu görmek için yapmalıyız muhasebemizi.

Sadece Peygamber Efendi’mize (sallallâhu aleyhi ve sellem) has olan ve  mucizelerle dolu olan Miraç’ta bir yolculuk değil miydi?

Ya birde ansızın habersiz çıktığımız Ahiret yolculuğumuz var. Dünyadaki yaşamımız, iyiliklerimiz, amellerimiz Ahiret yolculuğumuzdaki sermayemiz olacaktır. Hazırlıksız yakalanacağımız yolculuk öncesi mizan merasimi yapmalıyız belki de…

Haberli yada habersiz her yolculuğu tekamüle vesile kılmak ve bu yolculukta, mevcut durumumuzu gözden geçirerek, bize ayak bağı olacak tüm gereksiz davranışlardan, eşyalardan, arkadaşlardan ve ortamlardan arınmalıyız.

Netice itibariyle yapacağımız yeni yolculuklarda konforumuzu bozacak tüm gereksizlerden kurtulup, bize fayda sağlayacak yolluklarımızı da yanımıza alarak yeni umutların, güzelliklerin olduğu yolculuklara çıkmalıyız.

İrfan KESKİN
Ankara
10 Aralık 2014