2.Bölüm: Sahaya Yönelik Öneriler

By İrfan KESKİN 3 sene ago
Home  /  Genel  /  2.Bölüm: Sahaya Yönelik Öneriler

Kurumların, her geçen gün yenilenen piyasa şartları ile rekabet edebilmesi için kurumsal bir yenilenme ve dönüşüme ihtiyaçları vardır. Bu dönüşüm sürecini sadece teknolojik yenilikleri, kurumların bilişim alt yapısına entegre ederek gerçekleştirmeyi başarı olarak gören kurumların, zaman içerisinde piyasadaki pazar paylarını kaybedip, yok olma süreci ile karşı karşıya kalması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Kurumlar, dönüşüm ve yenilenme sürecinin; alanında yeniliklere açık, vizyonu geniş, genç, yetenekli ve nitelikli personellerin var olan teknolojik gelişimler ışığında yapacakları çalışmalar ile gerçekleşeceğini bilmelidir. Kurumlar gelecekle ilgili programlarını, teknolojik gelişimlerden ziyade bu teknolojik gelişimleri kurumsal çalışma alanlarında etkin bir şekilde kullanabilecek personeller üzerine kurmalıdırlar.

Günümüzde alanlarında söz sahibi olan kurumların, kurumsal yapıları incelendiğinde; yetenekli ve nitelikli bir insan kaynakları departmanına ve bu departmanın oluşturduğu bilişim alt yapısına sahip olduklarını görmek mümkündür.

Kurumlarımızın sadece ülkemiz değil, Dünya’nın her tarafında faaliyet gösteren sektörleri ile ilgili kurumlarla rekabet edebilme ve onlardan bir adım önde olabilmeleri için milli ve yerli yazılımları kullanmaları gerekmektedir. Rakibin olan kurumlardan yazılım satın alarak onlarla mücadele edebilmek trajı komik ve imkansız bir durumdur. Bu anlamda milli ve yerli yazılımların kurumlarımızda yaygınlaştığı ve bu felsefenin hem yazılım ve üretim safhasında hem de son kullanıcılar tarafında benimsenmesi ve kullanılması gereklidir.

Diğer yandan, kamuda üretilen tüm hizmetlerin, vatandaş odaklı, “ama”sız ve “şart”sız kurumlar arası veri, insan kaynağı, tecrübe, donanım, yazılım ürünlerinin  paylaşımı ve entegrasyonu felsefe olarak benimsenmeli ve devlet eliyle bu konular uygulamaya zorlanmalıdır.

  1. Sadakat ve Liyakat

Geleneklerimizin en önemli yapı taşlarından birisi olan “Sadakat”in (içten bağlılık, doğruluk, vefa), FETÖ tarafından 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yeniden tanımlanmış olması vatanımıza, milletimize, milli ve manevi  değerlerimize karşı olan sadakat duygusunun tüm toplum tarafından kabul görmesi, gelecek için umutlarımızın hiçbir zaman yitirilmemesi gerektiğini bizlere tekrar anımsatmıştır.

Feda kültüründen gelen bu neslin fidan gibi evlatları, vatanı ve milletinin Sadık birer bekçileri olarak vatanları, gelecekleri, çocukları, onurlar ve şerefleri için 15 Temmuz darbe girişiminde Sadakat anlayışlarını bir kez daha ortaya koyarak canları hiçe saymışlardır.

Bu bağlamda; kamu hizmetlerinin etkin ve kamu yararı gözetilerek yürütülmesi, kurum personellerinin sadece sadakat anlayışının gelişmiş olması ile mümkün olmayacağının bilinmesi gerekmektedir. Sadakat anlayışı ne kadar önemsense de “Liyakat” yani, kişinin üst seviyede o işi yapabilme kabiliyetinin de gelişmiş olması gerekmektedir.

Kökenleri Arapça olan her iki kelime de 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrası halk tarafından yeniden tarif edilmiştir.

Bu anlamda “Sadakat ve Liyakat” gelecekte yaşanabilecek problemlerin önüne geçmek için kurum personellerinde aranması gereken en önemli iki özellik olarak ön plana çıkmıştır.

2. Danışmanlık Kadroları

Belli bir uzmanlık alanında, kamu ya da özel sektörde uzun yıllar çalışmış veya emekli olmuş tecrübeli uzman personelin, aynı yurt dışı örneklerinde olduğu gibi, mevcut özlük haklarında (emekli maaşı, sağlıktan yararlanma, vb.) kısıtlama olmadan kamuda  “istisnai memur” statüsüne benzer bir kadroda istihdam edilmesinin  yolu açılmalıdır.  Bu personellerin uzun yıllara dayanan tecrübesinden yararlanılmalıdır. Kurumlarımızda uygulamada olan fakat genelde tecrübesiz yeni mezunların yer aldığı danışmanlık kadroları gerçek anlamına dönüştürülmelidir.

3.Kurumların Kardeşliği

Kurumlar birbirleri ile bilgi, tecrübe, deneyim ve destek konularında paylaşım içerisinde olmalıdır. Bu konsept “Kurumların Kardeşliği” modeliyle geliştirilmelidir. Bir yazılım ve donanım ürünü ile ilgili destek ihtiyacı olması durumunda kurumların bünyesindeki uzman insan kaynağını günün yada ayın belli saatlerinde rutin periyotlarla destek verebilmelidir. Bu kardeşlik bir platform üzerinden her kurum yeteneklerini ve ihtiyaçlarını girebilmelidir. Bu kardeşlik hizmeti yerinde, telefon, mail yada uzaktan yapılabilmelidir.

Ayrıca bu kardeşlik platformuna kurumlar yaşadıkları sorunları ve çözümleri gireceği bilgi bankası yapısı da kurulmalıdır.  Bu yapı aynı zamanda çevrim içi yazışma, video, dosya yükleme, yetenekleri de olmalıdır.

4.Teknisyen ve Teknikerlik Hizmetleri

Kamu bilişim birimlerinde mühendise bir tornavida verip “Şu işi yap.”, “Şu kabloyu çek.” gibi gündelik işler veremezsiniz. Bunun yerine meslek lisesi ve üniversitelerin 2 yıllık bölümlerinden mezun olan iş piyasasının ihtiyaç duyduğu ara elemanlar kamuda istihdam edilmelidir. Ara katma değer diye tabir ettiğimiz bu çok önemli alanın hızlıca doldurulması gerekmektedir. Bu alan gelişmiş ülkelerde çok önemsenen bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Diğer taraftan da mühendislerimizde gerçek anlamda bir bilim adamı felsefesiyle kurumlarımıza ve ülkemize değer katmalıdırlar.

5. Üniversitelerle işbirliği;

Kamu Personel rejimi değerlendirmesi ve sonucunda çıkacak tablo mutlaka üniversitelerle işbirliği yapılarak hazırlanmalıdır. Kamuya tahsis edilecek kadro ihtiyaçlarına göre eğitim planlaması yapılması gerekmektedir. Özel alanlar için üniversitelerle işbirliği yapılarak daha öğrencilik aşamasında iken staj dönemlerinde başlayan bir  süreç olmalıdır.  Sınav ilanları yapılırken mezun olunan bölümlerin içerikleri ve kazanılan yeteneklere göre planlanmalıdır. Bu iş birliği olmaz ise istihdam edilemeyen bir çok gencimiz işsiz kalacaktır.

6. Usta Çırak ilişkisi,

Yetişmiş insan kaynağı lazım, insan kaynağı bulamıyorum, sorusu herkesin dilinde bir şarkıdır gidiyor. Herkes yetişmiş insan kaynağı arıyorsa, birilerinin de insan kaynağı yetiştirmesi gerekmiyor mu? sorusu nedense hiç bir zaman akıllara gelmez.

“Pratik (Tecrübe) en iyi öğretmendir” cümlesinden yola çıkarak kültürümüzde çok önemli bir yeri olan usta-çırak ilişkisi her kurumda uygulanmalıdır.

Günümüzdeki karşılığına baktığımızda uzman yardımcısı, uzman kavramları usta-çırak ilişkisini kağıt üzerinde gösterse de aslında uygulamada böyle bir karşılığı yoktur.

Burada her daire başkanı ekibinden en az  bir başkan adayı, her müdür en az bir müdür adayı yetiştirmesi lazım ki kendisinden sonra ki süreçler aksamadan devam etsin. Toplamda da nitelikli insan kaynağının yetişmesi içinde her kurumun efor göstermesi gerekiyor.

Eğer bizler uzman personeller yetiştiremezsek, tıpkı bilişim ve teknolojik cihaz transfer ettiğimiz gibi  yurt dışından uzman personelleri de transfer etmek durumuyla karşı karşıya kalabiliriz.

7. Kariyer Uzmanlığı

Kurumlara uzmanlık kadrosu altında personeller istihdam edilmektedir. Kuruma kariyer uzmanlığı alanında (Sosyal Güvenlik uzmanı, Maliye uzmanı, AFAD uzmanı, vb gibi.)   personeller istihdam edilmektedir. Bu personeller işe alındıktan sonra kariyer uzmanlığı dışında bilişim alanlarında çalışmaktadırlar. Aslında kariyer uzmanlığı adı altında bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktadır. Böylece iki  iş arasında kararsızlıklar, bunun sonucunda da arayışlar ve kaybolan bir personel ile karşı karşıya kalmaktayız. Yani kariyer uzmanı iken, bilgisayar/yazılım/sistem mühendisi olarak çalıştığı zaman kariyer uzmanlığında değer üretememektedir. Bunun yerine kamuda tüm kurumlarda geçerli olmak üzere “Bilişim Uzmanı” kadrolarının açılması gerekmektedir.

8. Bilişim alanında uzman kadro tahsisi;

Kamu kurumlarında bakıldığı zaman dönüşüm yada katma değer dediğimiz kavramlar teknoloji ile değil nitelikli insan kaynağı ile olmaktadır. Başarılı kurumlara baktığımızda başarılarının altındaki zenginlik, nitelikli ve yetkin insan kaynağının olmasıdır. Bununda çıktısı iyi bir sistem altyapısının kurulmasından geçtiğini görmekteyiz.

Bu anlamda uluslararası akran kurumlara baktığımızda bizim 3-5 personel ile yapmaya çalıştığımızı işleri 40-50 personel ile yaptıklarını  görmekteyiz.

Kamu personel rejimi çalışmasında  bilişim uzman yardımcısı  ve bilişim uzmanı kadroları açılmalıdır. Diğer taraftan teknisyen, tekniker, bilişim destek uzman yardımcısı ve uzmanı gibi kavramlarında kamuda karşılık bulması gerekmektedir.

Projelerin olgunlaştığı proje ofisi kavramları için proje yöneticisi ünvanı getirilmelidir. Ayrıca yöneticiler için alan uzmanlığına göre nitelikli yönetici asistanı ünvanlarının da personel rejiminde ele alınması faydanın ötesinde zorunluluk haline gelmiştir.

9. Kamu Personeli İstihdamı;

Personel istihdamı düşünülen kadrolar için, lisans ve yüksek lisans içeriği göz önüne alınmalıdır.

Personel seçiminde cinsiyet, yaş ve diploma gibi konularda esneklik olması gündeme alınmalıdır.

Önemli olan kıstas uzmanlık ve işi yapabilirliğini ispatlaması esas alınmalıdır.

Category:
  Genel
this post was shared 0 times
 300
About

 İrfan KESKİN

  (51 articles)